Çin ve Hindistan, 2025'in ilk yarısında yeni kömür kapasitesinin %87'sini oluşturuyor
Global Energy Monitor (GEM) verilerine göre, Çin ve Hindistan birlikte, 2025'in ilk yarısında eklenen yeni kömür kapasitesinin %87'sini oluşturuyor.
Gelişmiş ekonomiler kömür enerjisinden kademeli olarak çıkmaya yönelirken, Çin ve Hindistan bu genişlemesini sürdürüyor. Bu, kömürü terk edenler ile ona hâlâ yatırım yapanlar arasındaki artan küresel bölünmeyi gösteriyor:
- Çin ve Hindistan birlikte, yaklaşık 87 GW toplam kapasiteye sahip kömür santrallerinin inşasını duyurdu, ilan etti veya başlattı (Çin ≈ 74,7 GW, Hindistan ≈ 12,8 GW), oysa dünyanın geri kalanı sadece yaklaşık 11 GW ekledi.
- Çin, 46 GW ölçeğinde projelerin inşasını başlattı veya yeniden devreye aldı, bu da onu 2024'teki rekor yılı (97 GW'dan fazla yeni proje) tekrarlama yolunda tutuyor.
- Hindistan, yaklaşık 5,1 GW yeni kömür kapasitesini devreye aldı – 2024 tam yılından daha fazla.
- Avrupa ve Latin Amerika'da yeni kömür santrali inşası neredeyse durdu; Latin Amerika'da şu anda aktif bir öneri bulunmuyor.
Örneğin Carbon Brief'in belirttiği gibi, İrlanda hükümeti Haziran 2025'te kömür santrallerinin işletimini sonlandırdı ve AB ülkelerinin çoğu kömür üretimini 2033 yılına kadar sona erdirmeyi planlıyor.
Çin ve Hindistan için sayılar birkaç başka açıdan da ilginç. Birincisi, Çin ve Hindistan'da fosil kaynaklardan üretim 2025'in ilk yarısında, ABD ve AB'nin aksine, azaldı:
İkinci olarak, Çin ve Hindistan'da fosil kaynaklardan enerji üretiminin toplam payı azalmaktadır. Çin, 2025 yılında, dünyanın geri kalanının toplamından daha fazla güneş ve rüzgar kurulumunu artırdı. Bu sayede yenilenebilir enerji büyümesi, elektrik talebindeki artışını aştı ve fosil yakıtlardan üretim %2 azaldı.
Hindistan'da durum benzer – aynı şekilde güneş ve rüzgar enerjisinden üretimi önemli ölçüde artırdı ve bu sayede kömür ve gaz üretimini azalttı:
Sorun şu ki, hem Hindistan hem de Çin hükümetleri aynı anda kömür kapasitesinin daha da geliştirilmesini desteklemeye devam ediyor. Hindistan'da kömür zirvesi örneğin 2040 civarına kadar beklenmiyor. Elektrik üretimi ve yenilenebilir enerji payı artarken, büyük ve hızlı büyüyen ülkelerde ekonominin enerji talebindeki hızlı artışı karşılamak yeterli olmuyor; örneğin ABD ve Çin arasındaki elektrik üretimi karşılaştırmasına bakınız:
Yenilenebilir enerji artışının birçok olumlu örneğini ve bazı bölgelerde (ör. Avrupa, Latin Amerika) belirgin kaymaları görsek de, küresel tablo hâlâ çok bölünmüş durumda.
İklim hedeflerine ulaşmak için sadece yenilenebilir enerji büyümesini izlemek değil, aynı zamanda kömür genişlemesinin yavaşlatılması ve sonunda durdurulması da gerekir. Bu hâlâ pratikte, yeni kömür enerjisi yatırımlarının çoğunun gerçekleştiği bu iki kilit ülkede – Çin ve Hindistan – gerçekleşmiyor.
Bölgeler arasındaki dağılım aynı zamanda eşitsizlikleri artırıyor – dünyanın bazı bölgeleri kömür yatırımlarını neredeyse tamamen durdururken, diğer bölgeler kapasiteyi önemli ölçüde artırıyor. Bu durum, küresel iklim politikası koordinasyonu ve gelişmekte olan ülkelerin ekonomik ihtiyaçları ile iklim hedefleri arasındaki denge için riskler yaratıyor ve sonuç olarak bireysel ülkelerin ve işletmelerin rekabet gücünü etkiliyor.
İlgili makaleler
Yenilenebilir enerji kaynakları, dünya genelinde ana elektrik kaynağı olarak kömürü ilk kez geride bıraktı
Çin, 2035 yılına kadar emisyonları %7–10 azaltmayı planlıyor
Uygun fiyatlı enerjinin yeterliliği, iş sürdürülebilirliğinin belirleyici faktörüdür